23.2.14 14 yorum

bugün günlerden nutella!


g'mornin okuyucu!
naber?

millet babasından yurt dışına çıktığında parfüm,
saat, çanta ne bileyim yükte hafif türkiye'de pahalı şeyler ister.
ben babamdan nutella!

zira bence dünya üzerinde daha lezzetli bişey yok.
kuru gıda dolabı, makarna çekmecesi,
çay kutusu gibi bilimum mutfak erzakını ırklaştırma çalışmasının ardından
bi de nutella dolabı lazım oldu,
hayıllı uğullu olsun.


kiloluğundan eşantiyonlusuna,
çıbık krakerlisinden haftanın her günü için bi tanesine,
traveler packinden cam kavanozuna
envai çeşit hayatın lezzetinden gözüm dönmüş durumda.

bi nutelleria da ben açıcam,
ne pahasına olursa olsun!



kaloriferde nutella, nutellalı soda gibi çeşitler,
19 litrelik nutella damacanası gibi ürün yelpazesine katkılar üretiyorum.
öyle pizzaydı, krepti klasik klasik takılamam.

paylaşmak istersen, beklerim okuyucu.

öperim, çikolatalı :*



21.2.14 7 yorum

dünyanın kaderi senin ellerinde süperkadınkahramanpelerinlisi!


dööndüm baak geldim şimdii
buggünü aslında nassıl sabırla bekledimdiii
senni yalvarırken görmeeek
şaka şaka.
post boyu şarkı söyleyecek değilim.
arada böyle eziyet etmekten vazgeçerliklerim vardır.

uzun zamandır yoğudum.
hayatım mişlen yedek lastikleri genişliğinde
bir kararsızlık çemberine takılmış,
dönüp durmakta okuyucu.

inanır mısın her gün
dur bi halinizi hatrınızı sorayım diyip
itinayla blogıra giriş yaptım,
fakat her seferinde amaan sormayayım
kötü olan vardır da üzülürüm diyip geri kapattım.

öyle kararsızım ki
dönüp "dünyanın kaderi senin ellerinde süperkadınkahramanpelerinlisi!"
veya "abla siayeyden yolladılar seni başa geçirceklermiş" deseler
kılımı kıpırdatsam mı
kıpırdatmasam mı diye düşünüp
karar veremezken yaşlanır kendimi çocukların düğününde bulurum.

biri benim adıma,
ama "sahiden" beni düşünerek kararlar versin istiyorum.
yok anacım, e eh yok.
herkes kendini düşünür olmuş,
ya da zaten öyleymiş ben hiç bilememişim.
(bkz: sabahtan akşama türk filmi izlemek)

dertlerimle seni sıkacak değilim,
bugünün konusu sadece kararsızlığım.

iki hafta içinde benden haber alamazsan
kararsızlıktan öldü diye yetkili mercilere başvur okuyucu.

zira açlıktan ölmek üzereyim.

du bi yemek yiyim ölmeden diyorum,
yemeği doldurup tencereye geri boşaltıyorum.
olsun, tebdil-i mekanda ferahlık vardır
onun da canı var gezdi işte diyip mutfaktan çıkıyorum.

kalk doktora gidelim diyorum envere,
sonra yat yat diyorum.
tahlillerin sonucu değişti, biz hala gitmedik.

pink'in bi sarışın halini beğeniyorum, bi pembe.

diskavıri çenıl açıyorum,
üç saniye sonra bakıyorum ferdi tayfur'dan yuvasız kuşlar'ı izlemeye başlamışım.
sonra bi ağlamalar, bi höykürmeler.
bi duvarlara bakıp bakıp "nedeeeğn" diye haykırmalar..

hastayken elime kitapların birini alıp birini bırakıyorum.
kütüphanenin artık bi "yarım bıraktım ama bi sor niye bıraktım"
rafı var.
he sorsan cevap alabilcen mi? yok.
ama bi sorsan ne olur, neren eksilir,
hiç bunları düşünüyo musun?


çok sıkılıyorum, ama hiçbişey yapasım yok.
derya baykal'a bağlayıp
kendimden gardrop falan yapayım diyorum,
ama daha sağlam odunlar var harcanmak istemiyorum.

en iyisi sahibinden az kullanılmış
bi nazgul bulup
fantastik diyarlara yol almak.
buralar çok kararsız, çok sıkıcı, çok boşluklu.
hem de ne.

ya da oturayım,
belki denişik bişeyler olur.






11.2.14 13 yorum

#kedikatilicanaksoy




Can aksoy pisligi icin change.org'da
imza topluyoruz okuyucu.
haberin olsun istedim.

ahirette karsilasacagi adaletten suphem yok
ama bu dunyada da
insanlardan hak ettigi adaleti bulsun,
bagirsaklari sokulerek oldurulsun istiyorum.

izleyemedim cektigi vahset videosunu,
acamadan gozumden yas geldi.
ben beni uyandirdigi icin bagirdim diye
gecelerce minnak yuzunden uyku uyuyamadim
vicdan azabi cektim,
koynunda uyumaya geldi sen bagirdin 
diye kendimi sucladim.
sen hangi hakla o hayvani
kestin katlettin bi de utanmadan videoya cektin ?!

"Tamam 300.000 veren
hayvanlara eziyet edip videoya cekebilir"
dememeli bu adalet.

hayatimda ilk kez,
beynimin derinliklerini
bildigim tum beddualari cikarmak icin zorluyorum.







10.2.14 12 yorum

amaaaan.. sağlıklı olsun da...


bana kız erkek muhabbeti yapmayııığn!

oh.
isyan ettim,
rahatladım.

g'nayt okuyucu.



6.2.14 24 yorum

"bebek bedava, niye hammallığını yapayım?" diyip çocuk esirgemeden mi alsaydım acaba..


buongiorno okuyucu!

farkettiysen
-ki etmediysen analık hakkımı helaletmem-
ne zamanlardır doğru düzgün bloğun başına geçtiğim yok.

acayip mide bulantıları ve
"ben bu çocuğu kusarım huleyn!" nidaları arasında,
klozetin hemen yanıbaşında kendime
yeni bi mekan edinmiş durumdayım.

bence banyo duvarları fayans yapılmamalı.
bi kitap rafı, bi ketıl kupa çay kahve konacak tezgah,
bi tablo falan istiyo insan orda yaşamaya başlayınca.
delemiyosun fayansı, cok saçma.

neyse okuyucu,
olayın bilimsel yönüne gelirsek
vücudum parazitine alışma süreci geçirirken
-yok yavrum sana demedim.-
(okur falan ilerde..)
psikolojim oldukça fena bi halde.

en ufak bi dayatmaya bile dayanamaz haldeyim.

bebeğin cinsiyetiyle ilgili yapılan yorumlara
"öbür cinsiyetten olursa sevmeyin o zaman, tamam mı?!" diye çatasım,

hastane önerilerini
-ki kendileri öneri değil sahiden saçma bi bağlılık-
"burda oturan orda doğurmak zorunda mı?
sevmiyorum, soğuk ve itici bi yer.
allah aşkına tek bi sebep söyleyin ya!?" diye sorgulayasım,

evde yalnız geçirdiğim her dakika camı açıp
teletabiler gibi güneşle konuşasım,
benim bi tabipüre yapanım yok ki diye ağlayasım geliyo.


allahım inşallah nolursun ben hamileyken deprem olmasın,
ben ölürsem bebek nolur, bebeğe bişey olursa ben nolurum,
enkaz altındaki insanları kim kurtarır,
kalanlar nerelerde yaşar, ya okullardaki çocuklar?!
allahım lütfen diye
doğadaki bütün felaketler için tek tek dua ediyorum.


televizyon hayatım bitti.
hayır, artiz değildim, izlemekten bahsediyorum.

yetenek sizsiniz falan izleyemiyorum okuyucu,
olur da birini
"yav bu buraya çıkarken anası babası hiç mi durdurmamış" diye kınarım,
çocuk onlara benzer diye.
karnımda arabesk rap yapmasını,
fitbol topuyla şovlardan şovlara koşmasını,
beni bi balonun içine sokmasını falan istemem.

açık oturum falan hak getire zaten.
çocuğumun bir ceviz kabuğunda,
bir dinamit lokumunda doğmasını istemem.
oğ diyır!

yemek programı desen,
"elleriynen karıştırdıığ!" 
"tezgaha koyduuğ!"
"öğğk rengine bak!"
efektleriyle on saniyede bir
kusmaya koşmakla sonuçlanıyo.

hemen arkasından
"ya bebek beslenemezse, sürekli kustuğum için
ya bi yeri eksik olursa" diye pişmanlık hissediyorum.
ama ne onun beslenmesi, ne midemin ayrı bi birey gibi takılması
benim elimde olan şeyler değil..

en fafori gündüz programım
diskaviri çenıl'da buddy'yle pastacılar kralıydı,
ta ki bi müşteri
"pastanın kenarından kollar çıksın istiyorum" diyene kadar.
karnımdan çıkmış kollar bacaklar hayal edip
televizyonu nasıl bi hızla kapattığımı bilmiyorum..

ama zararım kendime.

henüz envere yaz meyvesi aratmış,
gece yarısı kaldırmış, ordan oraya koşturmuş değilim.
niyetim de yok.

ilk aşermem tatlıyaydı,
"allahın aşkınaa, noolursun lütfen yalvarırım
gelirken tatlı aaal!" mesajının ardından
tatlı niyetine duvarları yalarken bile
aman aramasın zorlanmasın diye
"sütlü nuriye de olur, fıstıksız bişey olsun da
cevizli bişey de olur, tulumba da olur,
lokma da olabilir. bak halka tatlı bile olur"
şeklinde alternatif sunmakla meşguldüm.
arada böyle düşünceli taraflarım vardır.

ömründe ilgi görmemiş, bişeylere sahip olamamış,
hamileliği de şımarmak için tek süreç zanneden
yetinememiş insanlardan olmak istemiyorum.

beslenme düzenim de
günde bi öğün akşam yemeğinden
sabah kalkınca bi çikolatalı gofret,
öğlen çeyrek kavanoz nutella,
arada bol bol küp şeker,
akşam dolu tabağa götürülen boş çatal
ve yemek yeme taklidine dönüştü.

bi yandan da kilo kaybediyorum,
sanırım hamilelikteki mucize bu olsa gerek!
hamilelik diyeti!
çok yakında piyasalarda!

korkularım gün geçtikçe artıyo,
daha endişeli, daha düşünceli, daha suskun oluyorum.
artık yalnız değilim, biliyorum ama
daha yalnız hissediyorum.

belki tüm bunları düşünmemek için
kafamı koyabildiğim her yerde uyumaya çalışıyorum.

ama ben bunların hepsine şükrediyorum,
midemin bulanması bebeğin sağlığına,
sürekli zırlamam hormonların düzenine işaret.

dünyaya bi bebek getirmek,
bi insanın hayatındaki en mucizevi süreç.
ve erkekler!
biz sizden daha şanslıyız!









4.2.14 12 yorum

olduruyosun beni ilber ortayli capsleri!

o kadar cahilim ki
basligi bile duzgun yazamadim.



7 yorum

agla durma agla, biraz ruhun cilalanir..


hadi topla yuzunu prenses diyerek
kendini teselli edecek gucun
aniden biterse?

daha omrunu tuketecek nice yaralarin olacaksa?

cekmecelerin sakladigin huzunlerle tika basa doluysa,
yalnizligin sirtina hic cikmayacak gibi yapismissa mesela,
daha genc olmayi, 
daha ogrenmeyi,
daha neler gormeyi ya istemiyosan okuyucu?
 
;